Filenin Sultanları FIVB 2025 Milletler Ligi grup etabını 12 maçın 8’ini kazanarak finallere gitme hakkı kazandı. Türkiye A Milli Kadın Voleybol Takımı organizasyondaki 12 maçın beşini 3-0, birini 3-1, ikisini ise 3-2 kazandı. Milliler iki kez 1-3’lük birer kez 2-3 ve 0-3’lük skorlarlar kaybetti. Bu yazımızda Filenin Sultanları’nın üç etaptaki performansını değerlendirelim ve çeyrak finaldeki Japonya eşleşmesi öncesi akıllardaki soruları ele alalım.
Bu yazıda neler bulacaksınız;
Filenin Sultanları Grup Aşaması Analizi
İlk Hafta Çin-Pekin Etabı
2025 Milletler ligi ilk etabı olan Çin-Pekin etabına 3-1’lik Fransa galibiyeti ile başladık. Filenin Sultanları ilk sete atak üstünlüğü ile başlasa da ikinci setteki performans kaybı ile düşüş yaşadı. Üçüncü ve dördüncü setteki enerji ve performans ile maçı kazanmıştık.
Türkiye, Fransa karşısında toplam 75 sayı üreterek sahadan net bir galibiyetle ayrıldı. Hücumda %49’luk top öldürme (rakip sahaya temas ettirme) oranı ve %34’lük verimlilikle oldukça etkili bir performans sergileyen Filenin Sultanları, 109 hücum denemesinden 53’ünü sayıya çevirdi.
File üstü mücadelede de üstünlük sağlayan Türkiye, blokla alınan 13 sayısı Fransa’nın hücum organizasyonlarını bozmayı başardı.
Serviste 97 denemede 9 ACE bulan milliler, 11 hataya rağmen %9’luk servis verimliliğiyle öne çıktı. Manşette ise %51 pozitif ve %21 mükemmel oranlarıyla karşılamalarda istikrarı korudular.
Hem hücumda hem de blokta ortalamanın üzerine çıkan bu performans, Türkiye’nin bu maçtaki oyun kontrolünü eline aldığını gösterdi.
Tayland karşısında ise milliler sakin ve kontrollü bir oyunla farkını ortaya koydu. 3-0’lık net bir skor alarak galibiyet elde etti. Rakip stratejisini doğru okuyan Danielle Santarelli ve Filenin Sultanları rakiplerine set vermedi. Çin etabına 2’de 2 başlayan milliler rakiplerine gözdağı veriyordu. Ancak en zor maçlar henüz başlamamıştı. Filenin Sultanları için zor takımlardan biri olması beklenen Çin öncesinde 5 setlik bir Polonya süprizi çıkacaktı.
Toplamda 65 sayı üreten Türkiye, hücumda 96 denemede 43 sayıya ulaştı. %45 top öldürme oranı ve %32’lik hücum verimliliğiyle etkili bir hücum yüzdesi yakaladı.
Savunma tarafında ise Türkiye, tam 14 blok sayısıyla file üstü etkinliğini artırdı. Tayland’ın hızlı hücumlarına karşı yapılan 7 blok teması da bu alandaki etkinliği destekledi.
Servislerde 73 denemede 8 ACE bulan milliler sadece 4 hata yaparak oldukça dengeli bir servis performansı gösterdi. %12’lik servis etkinliği bu maçta öne çıkan detaylardan biri oldu.
Manşette %52 pozitif, %36 mükemmel oranlarıyla pasörün eline rahat top taşındı ve bu da hücum setlerine doğrudan yansıdı.
Tayland gibi hızlı pas oyununa sahip bir rakibe karşı hem etkili servis ile oyunlarını bozup hem de blokla durdurabilen bir strateji sahaya yansıdı. Türkiye’nin oyun disiplininden taviz vermemesi, bu galibiyetin anahtarı oldu.
Organizasyonun ilk etabının Filenin Sultanları adına en çekişmeli maçı beklenildiği gibi Çin olsa da Polonya karşılaşması da bir o kadar kıran kırana bir mücadele olmuştu. Yaklaşık 2 saat süren 5 setinde birbirine yakın skorlar ile bitmesi Çin maçı öncesi milliler için zor olacaktı.
Polonya karşısında parkede ilk iki maça göre daha uzun süren bir mücadele vardı; 5 sete uzayan bu karşılaşmada Türkiye, zorlansa da kritik anlarda hata yapmayarak maçı kazanmayı başardı. Toplamda 79 sayı üreten milliler, 153 hücum denemesinde 63 sayıya ulaştı. Hücumda %41 top öldürme oranı ve %28 verimlilikle oynayan Türkiye, zaman zaman blokta kaldıysa da hücum ısrarını sürdürdü.
Servislerde 105 deneme yapan Türkiye, 5 ACE üretse de 12 hata ile bu alanda dengesiz bir grafik çizdi. Servis verimliliği %5 seviyesinde kaldı.
Blok performansı bu maçta önceki maçlara kıyasla bir tık gerideydi: sadece 11 blok sayısı ve 19 temasla mücadele edildi. Polonya’nın bloktan kaçan hücumları zaman zaman Türkiye savunmasını zorladı.
Manşette ise %44 pozitif ve %21 mükemmel oranlarıyla servis karşılamada dalgalı bir performans sergilendi. Bu durum, set içinde kopmaların yaşanmasına neden olsa da, oyunun son bölümlerinde alınan kritik sayılarla galibiyet Türkiye’nin hanesine yazıldı.
Bu maç özelinde hücumun sürekliliği, mental direnç ve tie-break setindeki kararlılık öne çıktı.
Yorucu Polonya maçı sonrasında Çin maçında da heyecan doruktaydı. Karşılıklı alınan birer set sonrasında üçüncü set hafızalardan silinmeyecek cinstendi. Tam 6 kez uzayan seti 31-29 Çin alarak 2-1 öne geçiyordu. Ama millilerimizin vazgeçmeye niyeti yoktu. Çekişmeli geçen dördüncü sette maça tutunan Filenin Sultanları bu sefer 3 kez uzayan seti 28-26 önde bitirerek maçı karar setine götürüyordu. Heyecan dolu bir o kadar çekişmeli karar setinde Türkiye’nin bir voleybol ülkesi olduğunun kanıtı gibi Çin’i kendi evinde yeniyordu. Bu zafer, grup aşamasında Türkiye adına en çok ses getiren maçlardan biri oldu.
Türkiye, 5 setlik bu zorlu karşılaşmada toplam 101 sayı üreterek turnuvadaki en yüksek sayı çıktılarından birini kaydetti. 181 hücum denemesinde 89 sayı üreten Türkiye, %49 top öldürme oranı ve %37 verimlilikle Çin savunmasına karşı son derece etkiliydi.
Blokta da önemli katkılar geldi: 15 blok sayısı ve 17 blok temasıyla, Çin’in güçlü hücum hattı birçok kez durduruldu. Bu alandaki yüksek etkinlik, setlerin sıkıştığı bölümlerde Türkiye lehine fark yarattı.
Serviste ise 116 denemede 6 ACE bulan Türkiye, 11 hatayla oynadı. Servis verimliliği %4 seviyesinde kalsa da, ACE’lerin kritik anlarda gelmesi maçın akışına doğrudan etki etti.
Manşet istatistikleri de üst seviyedeydi:
%60 pozitif ve %30 mükemmel manşet oranıyla, pasörlerin hücum setlerini rahat kurması sağlandı.
Bu maçta hem hücum hem blok hem de mental direnç ön plana çıktı. Çin gibi zorluk seviyesi yüksek bir rakibe karşı alınan 3-2’lik bu galibiyet, Filenin Sultanları’nın “maç kopsa da oyun kopmaz” mottosunu doğrular nitelikteydi.
Filenin Sultanları ilk etabı 4’te 4 yaparak kapatıyordu. Dört dörtlük performans ile Pekin’den İstanbul’a namağlup olarak geliyordu. Ama İstanbul’da ve Apeldoorn’da bu durum maalesef böyle devam etmeyecekti. Evimizde Sinan Erdem Spor ve Etkinlik Salonun’da bozulan seri Hollanda’da dallanıp budaklanacaktı.
Namağlup Filenin Sultanlarından haftanın enlerinin her bir başlığında bir isim vardı. 91 sayı ile ilk haftanın en skoreri Alexia Carutasu olmuştu, yetmemiş 10 ace ile en çok ace ile sayı kazanan isim olmuştu. Haftanın en çok blok yapanları arasında 13 blok ile Deniz Uyanık bulunuyorudu. Yaprak Erkek ise 28 manşet ile savunmada en çok manşet alan isimler arasında kendine yer buluyordu.
İkinci Hafta Türkiye-İstanbul Etabı
Heyecan ile beklenen İstanbul etabı bir voleybol ülkesine yakışır şekilde başlıyordu. Sinan Erdem’in çevresi sanki bir panayır bir festival alanı gibiydi. Adım attığın her yerde bir etkinlik bir deneyim alanı vardı. Ama asıl festival tribünlerdeydi. 4 maçın dördünde de Sinan Erdem tribünleri hınca hınç doluydu. Her maç rekorlar listesine giriyordu.
14 bin 487 seyircinin tribünden takip ettiği haftanın ilk karşılaşması olan Dominik Cumhuriyeti mücadelesi millilerimiz adına kusursuz geçiyordu. 1 buçuk saat süren karşılaşma 3-0’lık galibiyetimiz ile sonuçlanmıştı. Karşılaşma şu anki verilere göre rekorlar listesinde 5’inci sırada bulunuyor.
Toplam 57 sayı ile galibiyete ulaşan Filenin Sultanları, hücumda 110 denemede 44 sayı buldu. Bu da %40 top öldürme oranı ve %25 hücum verimliliğiyle oynandığı anlamına geliyor.
Rakip savunma zaman zaman Türkiye’yi zorladıysa da, sayıya dönüştürülen hücumlar farkın açılmasında etkili oldu.
Servislerde 79 denemede 6 ACE bulan milliler, 9 hata yaparak biraz dengesiz bir servis performansı gösterdi. Ancak bu hata sayısı oyunun bütününü bozmadı. Servis verimliliği %6 civarındaydı.
File üstünde ise 7 blok sayısı ve 16 blok temasıyla ortalamanın biraz altında kalınsa da, hücum yönüyle oyun domine edildiği için savunmadaki bu düşüş sonucu etkilemedi.
Manşetlerde ise dikkat çeken bir denge söz konusuydu:
%60 pozitif ve %20 mükemmel oranları, servis karşılamada istikrarın korunduğunu gösterdi.
Pasörün doğru kararlar almasını kolaylaştıran bu tablo, hızlı biten setlerde önemli rol oynadı.
Setleri riske atmadan kazanmak, bazen dominant oynamaktan daha değerlidir. Türkiye, bu maçta bunu başardı.
İstanbul etabının ikinci maçı olan Kanada karşılaşması ilk iki seti millilerimizin galibiyeti ile farklı skorla sona eriyordu. İlk seti 9 fark ile 25-16 kazanan Filenin Sultanları ikinci seti de 7 fark ile 25-18 setlerde durumu 2-0’a getiriyordu. Çekişmeli geçen ve uzun rallilere sahne olan üçüncü sette millilerimiz 26-34’lük skorlar hem seti hem de maçı galibiyet ile sonlandırıyordu.
Toplamda 56 sayı üretilen maçta, hücumda 91 denemede 39 sayı bulunarak %43 top öldürme oranı ve %30’luk verimlilik yakalandı.
Bu oranlar, hücum setlerinin doğru oynandığını ve pasör-hücumcu uyumunun sürdüğünü gösteriyor.
Servislerde ise 76 denemede 4 ACE ile oynandı; 7 hata ile birlikte değerlendirildiğinde servis etkinliği dengeli ama çok keskin olmayan bir çizgideydi. Yine de servis hataları oyun disiplinini bozmadı.
Blokta 8 sayı ve 14 blok teması ile Türkiye savunması etkili anlar yaşadı. Özellikle ikinci sette gelen blok serisi, Kanada’nın tempo kurmasını engelledi.
Manşette %46 pozitif ve %15 mükemmel oranları yakalanırken, bu alanda biraz dalgalı bir grafik gözlemlendi. Ancak rakibin servis tehdidi sınırlı olduğu için bu durum büyük bir kırılma yaratmadı.
Bu maçta öne çıkan detay; oyun temposunun hiç düşmemesi ve konsantrasyonun tüm setlere yayılmasıydı. Türkiye, hata sayısını minimumda tutarak dominant bir galibiyet aldı.
Haftanın en kısa maçı olan Güney Kore-Türkiye karşılaşmasının üç seti de 10 ve üzeri fark ile bitiriyorduk. Taraftatar baskısını da arkasına alan maçın tamamında üstünlüğünü rakibe kabul ettiren Filenin Sultanları 25-11 / 25-13 / 25-17’lik skorlarlar karşılaşmadan 3-0’lık net bir skorla galip ayrılıyordu.
Toplam 56 sayı üreten milliler, 68 hücum denemesinden 38 sayı çıkararak %56 top öldürme oranı ve %49 gibi yüksek bir hücum verimliliği yakaladı. Bu, turnuva genelinde en verimli hücum performanslarından biriydi.
8 blok sayısı ve 12 blok teması ile savunmada da etkili bir görüntü çizildi.
Serviste 74 denemede 3 ACE – 6 hata ile dengeli bir grafik vardı.
Manşetlerde %47 pozitif / %18 mükemmel oranlarıyla istikrarlı bir oyun kuruldu.
Kısa süreli ama yüksek yüzdeli bu galibiyet, Türkiye’nin oyuna hükmettiği bir karşılaşma oldu.
Ve namağlup serinin bozulacağı o maça geldik. Milletler Ligi ikinci haftası, İstanbul etabının en zor maçı; Brezilya… Taraftar baskısı arkamızda herkes inanmış ama Sinan Erdem Spor ve Etkinlik Salonu’na giderken içimden bir ses bu maçın istediğimiz gibi olmayacağını söylüyordu. Brezilya maçı ilk seti, Çin maçının ilk setinden sonra tokat gibi geldi. 18-25 biten ilk setten sonra salonda çalınan İzmir Marşı ile taraftarlarlar gaza geldi. Taraftarın hareketlenmesi ve Ebrar Karakurt’un performansı ile ikinci seti 25-23 aldığımızda acaba maçı alır mıyız düşüncesi gelse de 23-25 kaybedilen üçüncü sette umutlar azaladı. 15-25 yenildiğimiz son set ise ikinci tokat oldu. Kızlarda, teknik ekipte yüzler asıktı, röportaj vermek bile onlara zor geliyordu. Seri bitmişti, evimizde kaybetmek herkeste moral bozukluğuna neden olmuştu.
Toplam 81 sayı üretilen maçta hücumda 104 denemede 45 sayı üretildi. %43 top öldürme oranı makul seviyede olsa da %26’lık verimlilik, Brezilya bloklarının etkisini açıkça gösteriyor.
Serviste 84 denemede 3 ACE bulunurken 9 hata yapıldı; servis verimliliği %3’te kaldı ve rakibin servis karşılama konforu bozulamadı.
Blokta 9 sayı ve 14 temas ile ortalama bir performans sergilendi. Ancak karşı taraftaki sert smaçlara karşı blok zamanlaması her zaman yeterli olamadı.
Manşette %58 pozitif / %25 mükemmel oranlarıyla iyi bir karşılama sergilense de, skor üretimine dönüşte aksaklıklar yaşandı.
Bu maç, Türkiye için hücumda ritim kaybı yaşanan, servisle baskı kurulamayan nadir karşılaşmalardan biriydi.
Üçüncü Hafta Hollanda-Apeldoorn Etabı Maçları
Filenin Sultanları Milletler Ligi grup aşaması son haftası olan Apeldoorn etabına mükemmel bir başlangıç yapıyor. İlk maçta ev sahibi Hollanda karşısında etkili bir oyunlar 25-19 / 25-16 / 25-21’lik skorlarla 3-0’lık net bir galibiyet elde ediyor.
Çekya ile 2025 Milletler Ligi’nin kabus dönemi başlıyordu. Ama bir yandan da bu maçta tarihe geçen bir set sonucu olacaktı. İlk iki seti kaybetsek de üçüncü sete çok etkili bir oyun ile 9-0 önde başlıyorduk. Güçlü bir oyunlar seti 25-4 tarihi farkla hanemize yazdırsak da dördüncü sette 20-25’lik skorla Çekya maçı bitiriyordu. Türkiye, karşılaşma sonunda Çekya’ya 3-1’lik bir mağlubiyet aldı. Ancak skorun aksine istatistikler, Filenin Sultanları hücumda ve blokta önemli direnç gösterdiğini ortaya koyuyor.
Toplam 70 sayı üreten Türkiye, 138 hücum denemesinde 51 sayı buldu. %37 top öldürme oranı ve %21 verimlilik ile oynansa da hücumlarda sık blokla karşılaşıldı ve uzun rallilerde son vuruşlarda yeterli bitiricilik sağlanamadı.
Serviste 89 denemede 5 ACE, 7 hata ile dengeli ama sarsıcı olmayan bir servis oyunu sergilendi. Servis verimliliği %6 civarındaydı.
Blokta ise 14 sayı ve 22 blok teması ile savunma katkısı güçlüydü. Bu alanda Türkiye rakibine oranla daha iyi bir performans gösterdi.
Manşette %57 pozitif ve %26 mükemmel oranı yakalandı. Servis karşılama sağlamdı; ancak pas sonrası hücum kararlarında zaman zaman dağınıklık gözlemlendi.
Bu maç, istatistiklerin oyunun tamamını açıklayamadığı örneklerden biri oldu. Türkiye rakam olarak üretken olsa da, sayıyı sonlandırma anlarında geri düşerek sahadan mağlup ayrıldı.
Ve haftanın en zor maçı son Milletler Lig ve Olimpiyat şampiyonu, 2025 Milletler Ligi’nin namağlup lideri ve dünya sıralaması birincisi İtalya. Mücadelede iyi bir oyun ile direniyorduk. Filenin Sultanları, güçlü rakibi İtalya karşısında 5 sete uzayan sert bir mücadele verdi. 3-2’lik mağlubiyetle sonuçlanan karşılaşma, Türkiye’nin dirençli duruşuna rağmen oyun sonlarında kopmalar yaşadığı bir maç oldu.
Toplam 74 sayı üreten Türkiye, hücumda 161 denemede 57 sayı buldu. %35 top öldürme oranı ve %22 hücum verimliliğiyle oynayan Türkiye, sayı üretmeyi başarsa da maç geneline yayılan bir akıcılık sağlayamadı.
Servislerde 100 denemede 5 ACE, 11 hata ile ortalama bir grafik çizildi. Servis verimliliği %5 ile sınırlı kaldı; İtalya’nın servis karşılamasını bozmakta zorlanıldı.
Blokta ise Türkiye rakibine ciddi zorluk çıkardı: 14 blok sayısı ve 27 blok teması, maç boyunca file üstü direnci yüksek tuttu.
Manşet performansı ise dengeliydi: %49 pozitif, %23 mükemmel.
Bu oranlar servis karşılama anlamında sırıtmıyor, ancak İtalya gibi hızlı pas takımlarına karşı daha fazlası gerekti.
Sonuç olarak Türkiye bu maçta rakibine karşı istatistiksel olarak direnç gösterdi ancak özellikle karar setinde hücum verimliliğindeki düşüş ve servis baskısının eksikliği mağlubiyete neden oldu.
Ve grup aşamasının son karşılaşması Sırbistan maçı… Ard arda alınan iki mağlubiyet sonrasında finaller öncesi moral galibiyeti istiyorduk. Ama beklediğimizi alamadık.
Türkiye, Sırbistan karşısında bir kez daha 5 sete uzayan bir mücadele verdi; ancak bu kez galibiyet gelmedi. 3-2’lik mağlubiyet, hem fiziksel hem mental anlamda yıpratıcı bir karşılaşmanın ardından geldi.
Toplam 39 sayı ile maçın en düşük skorlarından birini kaydeden Türkiye, hücumda 107 denemede 35 sayı buldu. %33 top öldürme oranı ve %17’lik verimlilik, hücumda istenilen etkinliğe ulaşılamadığını net şekilde gösteriyor.
Serviste 82 denemede 5 ACE, 6 hata ile dengeli ama sönük bir servis performansı sergilendi. Servis verimliliği %7 ile önceki maçlara göre daha iyiydi; ancak servisle maç çevirmek bu karşılaşmada mümkün olmadı.
Blokta ise sadece 4 sayı ve 11 blok teması ile turnuvanın en düşük blok katkılarından biri yaşandı. File üstü etkinlik, Sırbistan’ın fiziksel oyunu karşısında zayıf kaldı.
Manşette ise %51 pozitif / %26 mükemmel oranları yakalandı. Servis karşılamada ciddi bir sorun yaşanmasa da, bu topların hücuma dönüşmesi istenen seviyede gerçekleşmedi.
Bu maçta Türkiye adına en dikkat çeken durum, hücum verimliliğindeki düşüş ve blok etkinliğinin kaybı oldu. Buna rağmen 5 sete taşınan mücadele, takımın direnç karakterini koruduğunu gösterdi.
Filenin Sultanları Japonya Çeyrek Finali Öncesi Analiz
2025 FIVB Voleybol Milletler Ligi’nde Türkiye ve Japonya, hem oyun karakterleri hem de istatistikleriyle turnuvaya iki farklı profil çizdi. Biri hücumda patlayıcı, diğeri savunmada sabırlı. Peki rakamlar bize ne söylüyor?
Hücum Gücü:
Japonya maç başına ortalama 57.17 doğrudan sayı ile hücumda Türkiye’nin (50.17) önünde görünüyor. Top öldürme oranlarında da Japonya %45.33 ile Türkiye’nin %42.83’lük ortalamasını geride bırakmış. Japonlar tempoyu koruyarak sayı çıkartıyor; Türkiye ise daha çok seri yakalamaya oynuyor. Ancak Türkiye’nin hücum verimliliği %28.9, Japonya’nın ise %33.0, aradaki fark daha az hata ile sonuçlanan Japon oyununun istikrarına işaret ediyor.
Blok Performansı:
Türkiye bu alanda net üstün. Filenin Sultanları savunmasındaki etkili blokları ile maç başına 10.58 ortalamaya sahip, Japonya bu istatistikte 6.92 gibi düşün bir düzeyde kalıyor. Bu da Türkiye’nin fiziksel olarak file üstü oyunu daha iyi yönettiğini gösteriyor. Melissa Vargas ve Zehra Güneş’in katkısı burada net hissediliyor.
Servis Etkinliği:
İki takım da serviste sayı üretebiliyor ama dikkat çeken fark var. ACE ortalaması çok birbirine çok yakın. Filenin Sultanları maç başına 5.17 ACE elde ediyor, Japonya’da ise bu istatistik maç başına 5.67. Ancak Japonya daha az servis hatası yapıyor; Japonya 6.83’e karşı Türkiye’nin 8.25.
Manşet Kalitesi:
Japonya manşet alanında da öne çıkıyor. Pozitif ve mükemmel manşet yüzdesine bakıldığında birbirine yakın olsa da Japonya’nın üstünlüğü bulunuyor. Pozitif manşet istatistiğinde Japonya %57.17 gibi bir oranda bulunuyor. Bu alanda Türkiye ise %52.33 gibi bir seviyede. Mükemmel manşette ise veriler yine çok yakın; Japonya %27.33, Türkiye %23.25.
Kısacası; pozitif manşet oyunu sürdürülebilir kılar, mükemmel manşet ise oyunu üstün kılar. Her mükemmel manşet zaten pozitiftir; ancak her pozitif manşet mükemmel değildir.
Bu istatistikler, Japonya’nın oyunu daha “kontrollü” ve “teknik” oynadığını kanıtlar nitelikte.
Genel bir değerlendirme yapmak gerekirse eğer Türkiye, file üstü mücadelelerde (blok-hücum sayısı) daha dominant bir takım izlenimi vermekte. Japonya ise oyunu istikrarlı, az hatalı ve kontrollü oynayarak istatistik avantajını teknik detaylarla elde ediyor.
Maç bazlı bakıldığında Türkiye’nin kazanma formülü hücumda yüksek tempo sağlayıp savunmada da etkili bloklar ile rakibini durmak. Ancak düşük hata yapan Japonya hem servis karşılamada hem de skor istikrarında güçlü bir ekip.
Filenin Sultanları, Milletler Ligi grup etabında gösterdikleri performansla gerçekten dikkat çekti. Takımın dinamikleri ve stratejileri, çeyrek finaldeki Japonya karşısında nasıl bir sonuç doğuracak merak konusu. Tüm bu analizler ışığında, Türk voleybolunun geleceği için umutluyuz. Siz de düşüncelerinizi bizimle paylaşmayı unutmayın; yorumlarınızı bekliyoruz!

