Hollanda GP ile Formula 1’e, yarış tutkusuna heyecan ve kaos dolu bir geri dönüş yaptık. McLaren bu sezon ikinci kez duble yapamadı. Ferrari iki pilotu da yarış dışı kaldı. Hadjar ilk kez podyuma çıktı. Yarışta heyecan hep üst seviyedeydi. Perşembe günü ön analizini yaptığım yarışın hikayesine de değinmek istiyorum.
Bu yazıda neler bulacaksınız;
Kaos Dolu Hollanda GP
Hollanda GP’de Neler Yaşandı
Yarış heyecan dolu bir şekilde başladı. Yarışın daha ilk virajlarında Max Verstappen aracın kontrolünü bi anlığına kaybetse de neredeyse drift atarak Norris’i geçti ve ikinci sırayı aldı. Adeta yarışa ilk çizgiden başladı. İlk turda yarışın heyecan dolu geçeceği belli olmuştu. 9’uncu turda Norris yerini geri aldı ta ki yarış dışı kalana kadar. Yarış her anı heyecan dolu geçti. Gelelim yarıştan çıkan üç hikaye başlığa.
Scuderia Ferrari’nin iki pilotu Leclerc ve Lewis Hamilton yarış dışı kaldı
Hollanda Grand Prix’ini Ferrari için özetlemek gerekirse tam anlamı ile “hayal kırıklığı” denebilir. Hani kovboy filmlerinde kumların arasında dallardan oluşan bir top rüzgarda savrulur ve ölüm sessizliği yaşanı ya pistin kum tepelerinde aynı sessizlik yaşanıyordu. Ard arda gelen yarış dışılar ile…
Önce Sir Lewis Hamilton 23’üncü turda; pistin üzerinde sınırları belirleyen ve en az iki tekerinin pist içinde kalmasını belirlediği boyalı alan… Hafiften yağmur çişeliyordu. Bu kadar yağmur aşlında yarışa etki etmez. Tabii pistin ana kısmında yani asfaltta… Asfatta yağmur suyu biriktiğinde 20 aracın yaydığı ısı ile bir anda buharlaşıyor. Ama boyalı alanlardan nadiren geçiliyor. Ve su bu alanda daha kolay birikiyor. Biriken su aracın kaymasına neden oluyor. Hamilton da işte bu nedenle aracın arkasını kaybetti. Savrulan arka tarafı toparlayamayınca hemen yakınındaki bariyerlere çarptı ve aracı tekrar hareket ettiremedi. Çünkü sağ ön süspansiyon kırılmıştı.
Ve 32’nci tur… Charles Leclerc, Kimi Antonelli’nin önünde pitten çıkıyor. İkili yedinci sıra için kıyasıya bir mücadele içinde. Banketli yani eğimli Hugenholtzbocht adlı üçüncü viraja girildiğinde temas yaşanıyor ve Leclerc bariyere çarpıyor.
Monakolu pilot o hayal kırıklığıyla kaza sonrasında aracından çıktı, pist kenarında piste adını veren kum tepelerinde (Zand-voort) uzun süre oturdu. Aracının son haline bakarken ne düşünüyordu bilemeyiz ama yüz ifadesi çok şey anlatıyordu. Yaşanan olay için Mercedes pilotu Antonelli, yarış sonrası Ferrari garajına giderek Leclerc’ten özür diledi.
Leclerc hüsrana uğradığı kaza sonrası telsizdeki mesajında hem bahsettikleri ve hem ses tonu yaşadığı hayal kırıklığını anlatıyordu.
İki pilot da büyük hayal kırıklığı yaşıyordu. Yazının bu kısmında bu kelime kurumunu çok kullandığımın farkındayım. İki pilotun da yaşadıklarını anlatacak kelime başka ne olabilir? Düş kırıklığı da denebilir ya da hüsran…
McLaren’de Lando Norris yarış dışı, Oscar Piastri podyumda ikinci kez tek kaldı
Maalesef hayal kırıkları, yıkılan düşler, ve hüsran ile devam ediyoruz. Bu sefer kahramanımız sezonun domine takımı McLaren’in Britanyalı pilotu Lando Norris. 72 turluk yarışın 65’inci turu, Büyük bir çoğunluğu bitmiş McLaren yine 1-2’ye gidiyor. Ama Norris’in aracı tempoya daha fazla dayanamıyor. Dumanların yükseldiği aracın güç ünitesi yavaş yavaş çalışmayı sonlandırıyor. Charles Leclerc’in yaşadığı hayal kırıklığının aynısını bu sefer Norris yaşıyor. Bir yarış pilotu için en önemli şey yarış bitirmek dersek yalan olmaz. Çocukları düşünelim, herkesin elinde şekeri var sen birinin elinden o şekeri alıyorsun ya da şeker düşüyor. Ne kadar üzülür değil mi?
Dönelim konumuza Formula 1’de motorsporlarında dört teker klasmanının en üst noktasında şampiyonluğa oynuyorsun. Takımının üretiği araç üst düzey bir performansta… Gözler senin ve takım arkadaşının üzerinde, ikiniz dünya şampiyonluğuna oynuyorsunuz. Ve aracın yolda birden bire gücünü kaybediyor. arkandaki tüm pilotlar seni bir bir geçiyor. Yapabildiğin kum tepelerine (Zand-voort) oturup hüsranı yaşamak.
Kim olsa yukarıdaki fotoğraftaki gibi yıkılır, değil mi? Hele bir de 14 yarışın 11’inde podyumda takım arkadaşınm ile beraber çıkmışsın. Sezonu McLaren sezonu olarak şimdiden tescillemişsin. Bitiremediğin her yarış büyük bir düş kırıklığıdır. Ama bazen düş kırıklıkları başka bir hikaye doğurur.
Red Bul Racing pilotu Isack Hadjar Formula 1 kariyerinde ilk kez podyuma çıktı
Gelelim o hikayeye, zaten bu hayatta as olan bir hikaye yaratmak. Nico Hulkenberg’in ilk 37 yaşında podyumu da bir hikaye, Isack Hadjar’ın 20 yaşında ilk podyumu da bir hikaye. Isack Hadjar her seferinde Sir Lewis Hamilton’ı örnek aldığını dile getiriyor. İlk podyumunu kutlayan da idolü Hamilton oldu.
Efsane
yer verdi: İyi iş Isack Hadjar, senin için ilk podyum…
Senin ve ailen için çok muıtluyum.
Yarışa Formula 1 kariyerinin en iyi başlangıcı olan dördüncü cepten başladı. Dördüncülüğü uzun süre korudu. Piste uygun sürüş ile ve yarış çizgisini doğru kullanarak kendisine gelecek şansı bekledi. O şans Norris’in aracının yavaşlaması ile geldi. Russel ile arasında ki 1 saniyelik farkı 2 saniyeye çıkararak podyumdaki yerini sağlamlaştırdı.
Yarışın Özeti;
Isack Hadjar kimdir? İlk podyumunu elde eden Hadjar’ı yakından tanıyalım
28 Eylül 2004’te Paris’te doğan ve Cezayir kökenli bir aileden gelen Hadjar, bugün Visa Cash App Racing Bulls (eski AlphaTauri) takımıyla Formula 1’de mücadele ediyor. Ailesi doktorlar ve fizikçiden oluşan bir “laboratuvar ekibi” gibi. Babasının yarış merakı onun motor sporlarına olan ilgisini tetiklemiş. İlk karting yarışını 2012’de kazandı. Ailesi, sponsor ve destek bulma konusunda ona her şeyi sağladı; Hadjar bugünlere gelmesini onlara borçlu olduğunu her seferinde dile getiriyor.
Karting ve Gençlik Yılları
Paris’in banliyölerinden pistlere uzananHadjar’ın, 2018’de Junior sınıfında ulusal karting şampiyonalarında parladı ve o sırada tek koltuklu bir otomobil denemek için 2019’da Paul Ricard’daki Winfield Racing School’un yeniden başlatılan “Trophée Winfield” programına katıldı. Henüz iki günlük Formula 4 deneyimi olmasına rağmen bu kupayı kazanması, çevresindekilere “dağları yerinden oynatacak” kadar kararlı bir pilot olduğu mesajını verdi. O gün, bir gün F1’e ulaşabileceğine dair inancını pekiştirdi.
Alt serilerdeki başarıları ile Formula 2’ye kadar yükseldi.
Formula 2 Serüveni
Hadjar’ın F2’deki ilk sezonu (2023) beklediği gibi gitmedi ve yıl sonunu galibiyetsiz kapattı. Red Bull yine de ona inanmaya devam etti; AlphaTauri ve Red Bull ile bazı F1 antrenman seanslarına çıkarak deneyim kazandı. 2024’te F2’ye geri dönmesi büyük isabet oldu: Melbourne, Imola, Silverstone ve Spa’daki ana yarışlarda dört galibiyet alarak sezonu vice‑şampiyon olarak tamamladı ve Aramco En İyi Performans Ödülü’nü kazandı. Bu başarı, onu F1 gridine taşıyan en somut referans oldu.
F1 Yolculuğu ve 2025 Sezonu
Red Bull’un Sergio Perez’i göndermesi ve Liam Lawson’ı ana takıma yükseltmesi sonucunda, 2025 F1 sezonu için boşalan Racing Bulls koltuğuna Hadjar oturdu. Paris doğumlu Cezayirli asıllı Fransız pilot, 2025 sezonunda 10. sırada yer alarak 37 puan topladı; 15 yarışta bir podyum, altı yarışı puan barajı üzerinde bitirmesi ve sadece bir DNF istatistiğiyle dikkat çekiyor. Kariyerinde şimdiye kadarki en iyi yarış sonucu, Hollanda Grand Prix’sinde elde ettiği üçüncülük.
Bu başarı onu F1 tarihinde podyuma çıkan en genç Fransız sürücü ve aynı zamanda Arap kökenli ilk pilot yaptı. Yarış sonrası “bu gerçek dışı bir duygu” diye özetlediği podyum deneyiminin, çocukluğundan beri hayal ettiği hedeflerinden biri olduğunu paylaştı.
Hadjar, sezon boyunca tüm sıralama turlarında Q1’i geçmeyi başaran tek pilotlardan biri oldu. İlk F1 yarışında (Avustralya) ısınma turunda duvara vurup yarışa başlayamaması gibi talihsizlikler yaşadıysa da, sonraki yarışlarda gösterdiği istikrarlı performansla “büyük çaylak grubu” içinde öne çıktı. Christian Horner’ın deyimiyle “ham bir yetenek” olan Hadjar’ın biraz cilaya ihtiyacı olsa da hızı tartışılmaz. 2025’te bir F1 podyumu, altı ilk 10 finiş ve 37 puanla sezona devam ediyor.
Kişilik ve Gelecek Beklentileri
Isack Hadjar, otomobil sporlarının dışında judo ile ilgileniyor. En büyük idolü Ayrton Senna ve Sir Lewis Hamilton olan Hadjar, Fransız ve Cezayir kültürlerinin harmanladığı bir kimliği F1 dünyasına taşıyor. Hedefi açık: Red Bull Junior Programı’nın 19. mezunu olarak sadece F1’de yarışmak podyum elde etmek değil. Bir gün adını dünya şampiyonu olarak tarihe yazmak. İlk F1 podyumunu kutlayan Hadjar, şimdi daha da büyük başarılara koşuyor; adından sıkça söz ettireceğe benziyor.
Yazıya yorum bırakmayı ve sosyal medya hesaplarınızda paylaşmayı unutmayınız. Diğer yazılarım için buraya tıklayabilirsiniz.

