BEŞİKTAŞ ONURSAL BAŞKANI SÜLEYMAN SEBA
Evet blog yazılarımın yer aldığı bu sitede genelde voleybol ve motorsporları hakkında yazıyorum. Ama Beşiktaş Onursal Başkanı Süleyman Seba’nın aramızdan ayrılışının yıl döneminde onunla ilgili bir yazı yazmadan duramazdım. Seba’nın hayatını kaybettiğini öğrendiğimde dil eğitimi için Amerika’daydım. Bir gün telefonda babamla (o zamanlar Beşiktaş’ta İletişim Komitesi Başkanlığı görevindeydi) konuşurken bahsetmişti, BJK TV‘nin televizyon kanalı olarak aktif olduğu o dönemde özel yayın ile ilgileniyordu.
Kısaca kim olduğu ile başlayalım.
5 Nisan 1926 tarihinde Sakarya’da doğdu. Bir köpek ısırığı yolunu İstanbul’a düşürdü. Tedavi sonrası İstanbul’da eğitimi için kalmaya devam etti. Teyzesi eğitim hayatı için küçük Süleyman’ın İstanbul’da kalmasını istedi. Kabataş Lisesi’nde okurken futbola ilgisi hiç azalmadı. Dersten sonra koşarak Beşiktaş antremanlarına gidip Hakkı Yeten’i herkesin bildiği adıyla Baba Hakkı’yı izlemeye gidiyordu. 1943’te Beşiktaş genç takımına, 1945’te A takıma yükseldi. 1954’te menisküs sakatlığıyla futbolu bıraktı; 1957’den itibaren kulüp üyeliği ve yöneticiliği yaptı. 1 Nisan 1984’te Beşiktaş JK Başkanı seçildi; 2000’e dek 16 yıl aralıksız başkanlık yaptı. 13 Ağustos 2014’te 88 yaşında vefat etti. Beşiktaş’ın iki onursal başkanından biridir. Bir diğeri de zaten Seba’yı Beşiktaş’a katan Hakkı Yeten’ nam-ı diğer Baba Hakkı’dir.
Bu yazıda neler bulacaksınız;
Beşiktaş’ın Onursal Başkanı, İnönü’nün İlk Golcüsü Süleyman Seba Kimdir?
Süleyman Rıza Seba (5 Nisan 1926, Sakarya/Hendek – 13 Ağustos 2014, İstanbul), Abhaz kökenli bir spor insanı. Çocuk yaşta çiftlik evinde bir köpeğin ısırması sonrası kuduz aşısı olmak üzere ABHAZ’DAN İstanbul’a geldi. Bir köpek ısırığının bir çocuğun hayatını nasıl değiştirebilir ki. Ama değiştirmişti. İstanbul’da tedavi sırasında teyzesinin Beşiktaş Akaretler’deki evinde kaldı. Kabataş Erkek Lisesi’nde futbola başladı; 1943’te Beşiktaş genç, 1945’te A takıma yükseldi. 27 Kasım 1947’de Dolmabahçe/İnönü Stadı’nın açılış maçında ilk golü attı. Menisküs sakatlığı sonrası 1954’te futbolu bıraktı; 1957’den itibaren kulüp yönetiminde yer aldı. 1 Nisan 1984’te başkanlığa seçildi; 2000’de onursal başkan oldu. 13 Ağustos 2014’te vefat etti.
Erken Yıllar: Hendek’ten Akaretler’e
İlkokulu ve orta okulu teyzesinin evine yakın bir okulda okudu. Başarılı bir eğitim hayatını Kabataş Erkek Lisesi’ne giderek taçlandırmak istedi. Kabataş Erkek Lisesi yıllarıyla birlikte futbol sahnesine adım atacaktı. Ancak babası Galatasaray Lisesi mezunuydu ve oğlunun da aynı liseye gitmesini istiyordu. Bir sene Galatasaray Lisesi’nde okuduktan sonra okul değiştirdi ve çok istediği Kabataş Erkek Lisesi’ne geçti.
Edabiyata ve futbola ilgiliydi. Edebiyat öğretmeninin Faruk Nafiz Çamlıbel’in tüm şiirlerini ezberledi. Okul takımına seçildi. Beşiktaş’ın genç futbolcuları Nazım Özbay ve Hasan Polat genç Seba’yı liselerarası turnuvada izledi. Seba’nın koşarak gittiği her antremanda gözünü kırpmadan izlediği Baba Hakkı’ya bahsettiler; “Kabataş Lisesi futbol takımında bir genç var. Görmen lazım”. Gördü önce seçmelere sonra takıma aldı. 1943’te genç takıma girişiyle 3 senede A Takıma ordan kaptanlığa başkanlığa hatta onursal başkanlığa yükseldi.
Futbolculuk: Tek Kulüp, Büyük Aidiyet
Beşiktaş A takımında 1945–1954 arası forma giydi. İstanbul Ligi ve Milli Küme’de önemli katkılar verdi. Kulüp tarihinde özel bir yere sahip olmasının nedeni yalnız performansı değidi. Seba kariyeri boyunca tek takımda oynadı, camiaya duyduğu aidiyet onun için çok değerliydi. Siyah Beyaz forma ile 185 lig maçına çıktı. Bu maçlarda 44 kez gol sevinci yaşadı. Ama bir gol vardı ki, çok özeldi seneler geçti unutulmadı.
İnönü Stadı’nın ilk golünün adı Süleyman Seba’ydı. Seneler boyunca o gol unutulmadı dedim ya. Hatta Beşiktaş’ın yeni stadı Vodafone Park (Tüpraş Stadyumu) açılışında Mario Gomez’in attığı golde de hatırlandı.
Seba, kısa süren futbol hayatı nedeniyle sadece 1 kere milli formayı giydi. 15 Mayıs 1952’de Yunanistan karşısında Türkiye millî futbol takımı forması giydi. Türkiye’nin 1-0 kaybettiği maçın önemin Federasyonu’nun millî takımı temsil etme hakkını Beşiktaş’a vermiş olmasıydı.
Başkanlık Dönemi (1984–2000): Disiplin, Altyapı, Miras
Saha İçine Etkisi
1987’de Gordon Milne ile anlaşılmış, takımın omurgasının kurulması hedeflenmişti. Sistematik bir oyun kültürü olan Milne önde pres ve dengeli 4-4-2 taktiği ile oynatmıştı. Takımın yerli çekirdek kadrosunda Metin–Ali–Feyyaz üçlüsü dominasyon sezonlarında etkili olmuştu. Recep Çetin–Kadir Akbulut gibi çizgiye inen bekler ve kanat-forvet geçişleriyle Metin Tekin, Ali Gültiken hücumda genişlik sağlanıyordu. Merkezde ise Rıza Çalımbay’ın pres-tetikleyici rolü ve pas istasyonu işleviyle takım öne basıyordu. Bitiricilikte odak Feyyaz Uçar’dı; ikinci dalga koşuları “Şifo” Mehmet Özdilek, Zeki Önatlı gibi isimlerden geliyordu. Süleyman Seba doğru teknik direktör seçimi yerli isimler ve altyapı ile gözde bir kulüp haline getirmişti. Namağlup sezonda altyapıdan çıkan Sergen Yalçın ise zamanın genç yeteneğiydi ve ilerleyen sezonlarda yıldızı parlayan isim olacaktı.
1989–90, 1990–91, 1991–92’de üst üste üç şampiyonluk elde edilmişti. Üstelik 1991–92’de namağlup şampiyonluk ile tarihe adını yazmıştı. Rekor galibiyetler (ör. 10–0 Adana Demirspor) dönemin simgesi oldu.
Saha Dışı: Tesisleşme ve Kurumsallaşma
Saha içi başarılar dışında 1980’lerin ilk yıllarında maddi yönden son derece sıkıntılı olan kulübü yönetimi boyunca tesis zengini ve maddi açıdan zengin bir kulüp haline gelmiştir. Akaretler’den Fulya’ya uzanan tesis yatırımları; kulüp merkezinin güçlendirilmesi; İnönü Stadı’nın kulüp lehine uzun süreli kullanım vizyonu; siyah beyaz kulüp eğitim ve altyapı odağı olmuştu.
Seba döneminde Akaretler’deki BJK Plaza, Fulya Stadı ve Kamp Tesisleri Yeşilköy, Pendik ve Çilekli tesisleri, BJK Koleji yapılırken, BJK İnönü Stadyumu da, 1998’de 49 yıllığına Beşiktaş’a devredildi.

Beşiktaş’a büyük hizmetlerde bulunan Seba, 1999-2000 sezonunda futbol takımının gösterdiği kötü performans sonucu tribün ve kulüp için muhalefetin tepkisini çekmesi üzerine 2000 yılı Mart ayındaki kongrede aday olmamıştı. Bu kongrede üyeler oybirliği ile Hakkı Yeten’den sonra Beşiktaş’ın ikinci onursal başkanı olarak Süleymen Seba’yı seçmişti.
Başkanlığı bıraktığı 2000 yılında anısına Akaretler ile Maçka semtleri arasında uzanan Spor Caddesinin adı Süleyman Seba Caddesi olarak değiştirildi.
Kazanımlar: Kupa ve Başarı Listesi (Seçme)
| Organizasyon | Sezon(lar) | Notlar |
| Süper Lig (Şampiyonluk) | 1985–86, 1989–90, 1990–91, 1991–92, 1994–95 | 1991–92 namağlup şampiyonluk. |
| Türkiye Kupası (Şampiyon) | 1988–89, 1989–90, 1993–94, 1997–98 | |
| Cumhurbaşkanlığı Kupası | 1986, 1989, 1992, 1994, 1998 | Dönemin günümüzde TFF Süper Kupa‘sının karşılığı |
| Başbakanlık Kupası | 1988, 1997 | Final organizasyonu; 1944’te başladı, 1998’de kaldırıldı |
| TSYD Kupası | 1984, 1985, 1989, 1990, 1991, 1994, 1997 | TSYD kupaları farklı şehirlerde düzenlendi. |
| Başlık | Sezon / Tarih | Detay |
| Süper Lig’in tek namağlup şampiyonu | 1991–92 | 30 maçta 23 Galibiyet, 7 Beraberlik ile elde edilmiştir. |
| Lig tarihinin en farklı galibiyetlerinden biri | 15 Ekim 1989 | Beşiktaş 10–0 Adana Demirspor. |
Veda ve Ulusal Saygı
Süleyman Seba bugünden tam 11 sene önce 13 Ağustos 2014’te İstanbul’da vefat etti. Cenazesi inşaat halinde olan Beşiktaş’ın Stadına getirildi. Süleyman Seba bir kez daha farklı renkteki formaları bir araya getirmişti. Hep bir ağızdan onun ismini haykırıyorlardı.




Türkiye Futbol Federasyonu, 2014–15 sezonuna resmî olarak “Süleyman Seba Sezonu” adını verdi. O hem saha içi hem saha dışı çizgisiyle futbol kültürüne bıraktığı miras ile Türk Futbol Tarihinin sembol isimlerindendi. Yazıya onun bir sözü ile bitirelim;.
“Beşiktaş için bir şeyler yapmak istiyorsanız kimsenin adamı olmayın.”
Süleyman Seba’nın röportajlarında sıklıkla kullandığı bir tabir
Sık Sorulan Sorular (FAQ)
Süleyman Seba kimdir?
Beşiktaş’ta futbolcu–yönetici–başkan olarak hizmet etmiş, kulübün onursal başkanıdır (1984–2000 arası 16 yıl başkanlık).
Süleyman Seba nerelidir?
Sakarya’nın Hendek ilçesi Soğuksulu köyü. Küçük yaşta İstanbul/Beşiktaş Akaretler’e taşındı.
İnönü Stadı’nın ilk golünü kim attı?
27 Kasım 1947’deki açılış maçında Süleyman Seba.
Neden 2014–15 sezonuna “Süleyman Seba Sezonu” denildi?
TFF, vefatının ardından adını sezona verdi; futbol kültürüne katkısına bir saygı duruşu olarak.
Başkanlık döneminin öne çıkan sportif başarıları nelerdir?
Üst üste üç lig şampiyonluğu (1989–92), 1991–92 namağlup sezon ve yerli çekirdekle istikrar.
İleri Okuma için Kaynaklar
BJK Resmi Arşiv – “Süleyman Seba” portresi ve kariyer özeti.
Vikipedi TR/EN – Biyografi, görev yılları, unvanlar.
TFF/AA – 2014–15’in “Süleyman Seba Sezonu” olarak adlandırılması.
beIN – İnönü’nün ilk golü anlatısı (27.11.1947, BJK–AIK).